Bodrum çoğu zaman yalnızca deniz ve gece hayatıyla anılır; oysa kent merkezi ve yarımada, iki bin beş yüz yılı aşan bir geçmişin izlerini taşır. Antik Halikarnassos’un kalıntıları, ortaçağdan kalma kale, rüzgârın şekillendirdiği tepeler ve eski balıkçı köyleri, plaj günlerinin arasına rahatlıkla sığdırılabilecek duraklardır. Aşağıdaki liste, kent merkezinden başlayıp yarımadaya doğru genişleyen bir gezi planı kurmayı kolaylaştırmak için hazırlandı.
Kent Merkezindeki Duraklar
- Bodrum Kalesi: Limanın ortasındaki kale, kentin hem simgesi hem de en kapsamlı müzesidir. Ayrıntılar için Bodrum Kalesi ve Sualtı Arkeoloji Müzesi sayfasına bakabilirsiniz.
- Mausoleion kalıntıları: Kral Mausolos için yapılan ve antik dünyanın yedi harikası arasında sayılan anıt mezardan bugün temeller, sütun parçaları ve mimari bloklar kalmıştır. Yapının taşlarının önemli bir bölümünün ortaçağda kalenin inşasında kullanıldığı bilinir. Alandaki küçük sergi, anıtın özgün hâlini gözünde canlandırmaya yardım eder.
- Antik tiyatro: Göktepe yamacına yaslanan tiyatro, hem limanı hem de kaleyi gören manzarasıyla gün batımında ayrı bir güzelliğe bürünür.
- Myndos Kapısı: Halikarnassos surlarının batıya, Myndos kentine açılan kapısıdır. Kapının önündeki hendek, Büyük İskender’in kenti kuşatmasıyla ilişkilendirilir.
- Yel değirmenleri: Bodrum ile Gümbet arasındaki sırtta dizilen eski yel değirmenleri, iki koyu birden gören bir seyir noktası sunar.
Çarşı, Marina ve Sokaklar
Kale ile marina arasında uzanan çarşı, dar sokakları, beyaz evleri ve begonvillerle kaplı avlularıyla yürüyerek keşfedilmeye uygundur. Sabah saatlerinde esnaf dükkânlarını açarken sokaklar sakindir; akşam ise kordon boyunca yürüyen kalabalıkla kent tamamen değişir. Kumbahçe tarafındaki eski taş evler ve sahil şeridi de kısa bir yürüyüşte görülebilir.
Yarımadaya Uzanan Rotalar
Kent merkezinden çıkıldığında her yön farklı bir manzara sunar. Batıda Gümüşlük’te antik Myndos’un sulara gömülü kalıntıları ve Tavşan Adası, kuzeyde Yalıkavak ve Gündoğan’ın koyları, güneyde ise Bitez ve Ortakent’in uzun sahilleri yer alır. Bu yerleşimlerin karakterini Bodrum yarımadası köyleri yazısında bulabilirsiniz. Bir günü tamamen denizde geçirmek isteyenler için mavi tur seçenekleri de anlatılıyor.
Gezi Planlarken Dikkat Edilecekler
Temmuz ve ağustosta öğle saatleri çok sıcak geçer; açık hava kalıntılarını sabah erken ya da akşamüstü gezmek hem bunaltıcı sıcaktan hem de kalabalıktan korur. İlkbahar ve sonbahar, yürüyüşe dayalı geziler için genellikle daha rahat mevsimlerdir. Ören yerleri ve müzelerin ziyaret saatleri dönemsel olarak değiştiği için yola çıkmadan önce kontrol etmek gerekir. Gün sonunda yöresel tatları denemek isteyenler Bodrum yemek kültürü sayfasına göz atabilir.